iştahsızlıkla başetme yöntemleri

Çocuklarda İştahsızlıkla Nasıl Başedilir?

İştahsız çocuk, yani yemek yemeyi reddeden, nazlanan çocuk uzun yıllardır hem ailelerin, hem de sağlık çalışanlarının (doktor, hemşire vb.) ciddi bir sorunudur. Etrafta çoğu anneden duyarız; “çocuğum hiçbirşey yemiyor”, “çocuğum gün boyu lokmasını ağzında tutuyor”, “çocuğum yemek seçiyor” serzenişlerini… Bu durum üzerine pediatristler ve beslenme uzmanlarının ortak görüşü; çocukların yemeyi reddetmesinin toplumun artan bilinç düzeyi ile paralellik gösteriyor olmasıdır. Biliç düzeyi artan aileler, çocuğu daha iyi besleme, daha iyi büyütme kaygısı ile çocukları üzerine daha fazla düşmeye ve adeta çocuğu ile savaşan aileler durumuna gelmektedirler. Bunun dışında da; bağırsak parazitleri, anemi ya da herhangi bir hastalığa bağlı olarak çocuk yemek yemeyi reddedebilir. Bazen de çocuk yeterli ve dengeli besleniyordur ancak ailenin beklentisine cevap veremiyordur. Yani, diğer çocuklardan az yiyordur ve onlardan daha zayıftır ! Burda üzerinde durulması gereken nokta, çocuklar arasında bireysel farklılıklar vardır. Tüm çocuklar aynı erişkin boy ve kilosuna ulaşamazlar. İştahlı çocuk da iştahsız çocuk da çocuğun bakımından sorumlu olan kişiler için büyük bir üzüntü kaynağıdır…

İştahsızlık Nedir?

İştahsızlık genel olarak bireyin normal açlık sinyallerini alamaması olarak tanımlanmaktadır. İştah, bir yemeğin zevkle ve arzu edilerek yenmesidir. İştahsız bireyler, saatlerce hatta bazen günlerce yemek için bir arzu duymadan yaşayabilirler. Besin için ağlamayan, beslenmeleri için uyandırılmaları gereken, gece boyu uyuyan bebekler, açlık sinyali düşük bebekler olarak tanımlanırlar. Bazılarında da besine talep vardır ama küçük miktarlarda bile doygunluk işareti gösterirler.

İştahsız çocuklar; yemek seçiciler, çiğneme ve yutma sorunu olanlar, yavaş çiğneyenler, biyolojik sağlık sorununa bağlı iştahsız olanlar diye alt gruplara ayrılırlar. İştahsız çocuktaki temel sorun ise; büyüme ve gelişme için gerekli besinlerin yeterince alınamaması, buna bağlı olarak da büyüme ve gelişmenin geri kalmasıdır.

İştahsızlık Nedenleri Nelerdir?

İştahsızlık, ilk olarak biyolojiktir, ancak zaman içinde çevrenin etkisiyle de iştahsızlık oluşabilmektedir. Çocuklarda bilinç altına yerleşmiş endişe, kıskançlık vb. Gibi duygusal sorunlar, erken yaşta sınav başarısızlığı, bir yakınının ölümü gibi çocuk üzerinde psikolojik etki yaratan durumlara bağlı olarak anksiyete veya depresyon gelişen çocukların iştahında azalma görülür.

Ancak, iştahsız çocukların çoğunda, iştahsızlığın annenin çocuğunu daha iyi beslenme kaygısı nedeniyle anne-çocuk arasındaki çatışmadan kaynaklandığı görülmektedir. Yani, iştahsızlık büyük ölçüde de psikolojiktir. Çünkü yemek yememek anne ve babaya karşı kullanılan güçlü bir silahtır ve bu savaşta da hep çocuk kazanır !

İştahsızlığın Biyolojik Nedenleri Nelerdir?

Biyolojik nedenlerin en başında, bebeklikte emme ve yutma refleksinin zayıf oluşu gelmektedir. Bazı çocuklarda besinin boğazın arka kısmına teması bu etkiyi yaratır ve çocuk öğürür, bazen de kusar. Bu tür bebeklere anneler katı gıdaları geç başlarlar. Bu da ileri yaşlarda çocukların besin alımını zorlaştırır ve büyüme-gelişmelerini etkiler. Enfeksiyonlar, ateş, viral hepatit, tüberküloz, hipotiroidizm, kalp yetmezlikleri, karaciğer rahatsızlıkları, emilim bozuklukları, duodenal ülserler ve kanserler gibi pek çok hastalıkta iştah azalması görülür.

Diğer Nedenler

Herhangi bir hastalığı olmayan sağlıklı çocuklar, yemek saatlerinde fizyolojik açlık duyarak yemeklerini işahla yerler. Ancak yapılan bazı tutum hataları ve çocuğu ruhsal olarak etkileyen bazı olaylar nedeniyle çocuklar yemek yemeyi reddederler. Her çocuğun kendine özgü bir yemek yeme kapasitesi vardır ve her yaşta aynı değildir. Bebeklik dönemi hızlı büyüme dönemidir, ancak bir yaştan sonra büyüme hızı düşer. Çocuğun çevreye olan ilgisinin artmasına bağlı olarak da çocukta besin alımı daha az olur. Çocuğa iştahlı olmadığı dönemlerde yemek yeme konusunda ısrar edilmesi çocukta yemek yeme isteğinin azalmasına yol açabilir. Kendi kendine yemek yiyebilen çocukları, yemek masasında kendi haline bırakmak ve yemeği kendisinin yemesine olanak tanımak, sabırsızlık göstermemek, çocuğu çeşitli kurallara uyması yönünde zorlamamak gerekir.

Çocukların Yemek Yememe ve Yemek Seçme Nedenleri

  1. Çocuk pütürlü besinlere alıştırılmamış olabilir, yemeğin ezilmesini bekleyebilir.
  2. Yemekten önce su içmişse iştahı baskılanmış olabilir.
  3. Yemek öncesinde şeker yemek de iştahı azaltır.
  4. Çocuk öğün aralarında birşeyler, özellikle çikolata, pasta vb. yiyorsa yemek saatinde açlık duymayabilir.
  5. Öğün sırasında duygusal bir sorun yaşarsa yemek yemek istemeyebilir.
  6. Yemek öncesi top oynamak, ip atlamak gibi yorucu oyunlar oynadıysa yemek yemek istemeyebilir.
  7. Çocuklar hastalandıklarında iştahsız olurlar. Bu dönemde kaybettiklerini iyileşme dönemlerinde hızla geri alırlar. Bu dönemde zorlamak ters tepki yaratabilir.
  8. Bazı çocuklar bazı besinleri sevmezler, onlara zorla yedirmek o besinden iyice uzaklaşmalarına neden olur.
  9. Çocuk yediği bir besinden sonra kusmuşsa o besine karşı hassasiyet geliştirip yemek istemeyebilir.
  10. Çocuk, yemek yedirirken oyun oynamak ve televizyon seyrettirmek gibi davranışlara alıştırılmış ise hep bu davranışı bekliyor, bu nedenle yemek yemek istemiyor olabilir. Çocuğun yemek yediği için ödüllendirilmesi de bir sonraki öğün için nazlanmasına neden olabilir. Ceza da ödüllendirme de aynı etkiyi yaratır.
  11. Besinlerin çocuğa sunuluşu cazip olmayabilir. Şekli bozuk, renksiz, kokusu hoş olmayan yemek çocukta iştah uyandırıcı olamaz.

Çocukların Yemek Seçmesini Engellemek İçin Neler Yapılabilir?

  1. Çocuğun büyüme ve gelişmesi izlenmelidir. Büyümede duraklama olup olmadığı izlenmeli, anne-çocuk arasındaki iletişime bağlı olarak beslenmesi değerlendirilmelidir.
  2. Okul öncesi dönem çocukları taklitçidir. Erkek çocuk babayı, kız çocuk anneyi taklit eder. Çocuğun aile ile masada oturması uygun beslenme alışkanlığı kazanması için gereklidir. Anne ile baba yemek seçici ise ve yemekte aşırı titiz davranıyorsa (çocuk üstüne dökmemesi, etrafa sıçratmaması için sürekli uyarılıyora) çocuk olumlu beslenme alışkanlığı geliştiremez.
  3. Kendisi sütü sevmeyen ancak çocuğa süt içirmek isteyen anne-babanın çocuğa süt içirmesi hiç de kolay değildir.
  4. Çocuklar en az sebzeleri severler. Besinleri karışık olarak tüketmekten hoşlanmazlar. Besini tanıyabilecekleri şekilde görmek isterler ve besinler elleri ile yiyebilecekleri şekilde olursa daha çok severler.
  5. Anneler sebzeleri çocuklara sunarken pişirme şekli ve servisine özen göstermelidirler.
  6. Çocuklar, lahana, karnabahar, pırasa, kereviz gibi sebzeleri sevmezler. Çünkü keskin tatlar ve kokulara hassastırlar. Bu nedenler çiğ yenebilen, domates, havuç gibi sebzeleri pişmiş diğer sebze yemeklerinden daha çok tercih ederler.
  7. Bu tür sebzeler ince kesilip verilirse daha kolay ve severek tüketilir.
  8. Birçok sebzeyi sevmiyor ve yemiyor diye çocuğun hırpalanması ve annenin üzülmesi doğru bir yaklaşım değildir.
  9. Sınırlıda olsa yediği birkaç sebze ve meyve grubundan alması gereken besin öğelerini karşılamaya yeter.
  10. Aile çocuğun sevmediği yemekleri sofraya koyarak onun görmesini ve öğrenmesini sağladığı sürece çocuk ileri yaşlarda bu yemekleri severek yiyecektir.
  11. Et bu yaşlarda vüyük parçalar halinde tüketilmez. Genellikle kıyma şeklinde kullanılmalıdır. Çocuk büyük parça eti ancak 7-8 yaşında rahat tüketebilir.
  12. Yemekle ilgili hiçbir uyarı çocuk yemek yerken yapılmamalıdır.
  13. Yemek yerken çocuklara ısrarda bulunulmamalıdır.
  14. Çocuklar grup içinde ve anneden ayrı olduklarında farklı davranış sergilerler. Çocuk evde hiç yemediği bir yemeği okulda arkadaşları ile birlikte yiyebilir. Öğretmenler ve anneler işbirliği içinde olmalıdır.
  15. Çocuklarda yemek seçmeyi önlemek için, bebeklere 6. aydan itibaren her türlü besin küçük miktarlarda verilerek alıştırılmalıdır. Bir yaşına kadar tüm besinlerle tanıştırılmış çocukların daha az seçici oldukları bildirilmektedir.
  16. Çocuk yeni besine alıştırılırken, önüne o besin konulmalı ancak yemesi için ısrar edilmemelidir. Çocuğun besini tekrar tekrar görmesi ve küçük bir parça denemesi sağlanmalıdır.
  17. Aile bireylerinin yediklerinden çocuğa verilmelidir. Ailesi ayrı kendisi ayrı yemek yediğini gören çocuk itiraz edecektir.
  18. Çocuğun tabağına konulan besinin miktarı çok önemlidir. Çocuğun yiyebileceği kadar besin konulmalıdır, yemeği bitirme hazzı yaşamalıdır.
  19. Bazı ara öğünlerde az miktar karbonhidratı yüksek besin vererek çocukta açlık duygusu yaratılabilir.

iştahsızlıkla başetme yöntemleri

Ailelere Öneriler

Pek çok anne, henüz gebeliğinin başında bile sağlıklı çocuk yetiştirmek için yapılması gerekenler konusunda bilgi sahibi olmak isterler ve çeşitli yayınlardan, kitaplardan yararlanmaya çalışırlar. Okudukları ve duydukları herşey onları endişelenmeye sevkedebilir. İştahsız çocuk annesine içinde bulunduğu durumun çok iyi bilindiği, kendisine yardımcı olunacağının güveni verilmelidir.

ÖRNEK MENÜ:

Kahvaltı:

Taze sıkılmış meyve suyu

Peynir – zeytin

Bal veya pekmez

Tam buğday ekmeği veya çavdar ekmeği

Ara: 1 porsiyon meyve

Öğle:

Sebze çorba

İzmir köfte

Yoğurt

Ara: 1 porsiyon meyve

Akşam:

Izgara balık

Domates-salatalık-marul

Barbunya pilaki

Uzm Dyt Arzu Gökmen Yamanel 

Beslenme & Diyet Uzmanı

Fitoterapist & Aromaterapist 

Nütrigenetik Uzmanı

Bizi takip edin ve beğenin
0

Yazar: BebekAnneleri

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir